Niyetin Neden Olmuyor?

niyetin-neden-olmuyor

Bu yazı ile, bir konuda dilek diledikten sonra hayatında yaşadığı tüm gelişmeleri bu dileğin ona verilmesine atfeden ya da ne oluyorsa gittiği yolun doğruca onu dileğine götürdüğünü zannederek, sonunda hayal kırıklığı ile başladığı yere dönenlere bir ışık tutmak niyetindeyim.

Pozitif veya negatif olarak ikiye ayırdığımız bu dünyanın mesajlarını okurken de aynı sistemi kullanmamız, bizi zaman zaman yanıltabilir. Öznel bakış açısı ile baktığımızda okumamız taraflı olacak ve yanılmamız kolay olacaktır. Bu nasıl olur, bakalım.

Diyelim siz aşık olmak istediniz. Bugüne kadar yaşadıklarınızdan elinizde oluşmuş bir liste var ve bu listede, istedikleriniz – istemedikleriniz mevcut. Eskiden sizi üzen özellikte birisini istemiyorsunuz. Ancak bazı şartlarınız da mevcudiyetini koruyor, eskiden de istediğiniz mali durumu iyi, giyimine önem veren, sizi sevecek falan filan gibi süregelen eski kalıplarınıza yenileri de ekleyerek bir liste yaptınız.

İnsanın üzerinde taşıdıkları; giysileri, eğitimi, bildikleri değil, hayatta gördüklerinden demledikleri ile yaşadığı haldir.

İstedikleriniz – istemedikleriniz

Kainat sizin istediğinizi hazırlamaya başladı (bu arada bu örneği; iş, ev, kendiniz olmak, bambaşka bir kişi olmak, çocuk ya da her ne ise dileğiniz buna uygulayabilirsiniz). Eski kalıp ve beklentilerinizin bir kısmı veya çoğunluğu da hala orada duruyor. Sizin öncelik listenize göre karşılaşmalar ayarlanmaya başlandı. Zengin, iyi giyimli, kibar, yeme- içme zevki oldukça gelişmiş birisi ile ilginç bir şekilde tanıştınız. Kafanızda soru işaretleri ile birlikte kalbinizde bir heyecan fırtınası da başladı.

“Acaba bu benim dilediğim kişi mi?”, “Ya değilse”, “Ama tam da dileğimdeki gibi, ya kaçırırsam”, “Peki o değilse ve beni yine üzerse”, “Yok, bence bu değil, içimden bir ses yapma diyor”, “Çok tatlı, kalbim böyle çarptığına ve evrende bizi bir araya getirdiğine göre o doğru kişi”.

Bu sorular uzar gider. Vesvese en yakın arkadaş olarak zihne oturur. Aslında pozitif gibi gözüken ve tam da istediğim gibi dedirten olay ve özelliklerin yanında, olmasından rahatsızlık duyulan bir takım olaylarda beraberinde devam etmektedir. Ancak bu olumsuz gibi gözüken terslikler veya listemize uymayan özelliklere zihnin bir savunması vardır.

Kişinin bu durumda karar vermesini beklemek, sadece süreci uzatır.

– Sizce, gelen doğru kişi midir?

– Elbette, doğru kişidir! Ama ne için doğrudur?

Zihnin sesinden kalbin sesine geçmek için terbiye yolunu seçen bir kişi için, gelen elbette doğru kişidir.

Çünkü bu karşılaşmada; öncelik dışarıdadır, ikna vardır. Zihin kontrolü ele geçirmiş ve her soruya kendince bir cevap oluşturmaktadır. Yaş farkı, sosyoekonomik durum, medeni hal dahil birçok konu teferruat gelir.

– Ben onu seviyorum, içimde bir şey ona doğru çekiliyor, dünya umurumda değil.

Peki, bizce bir mahsuru yok. Tek bir soru; neden ikna olamıyorsun?

Cevap çok basit, sizi içine çeken hal, geçmiş yenilgilerin, hayal kırıklıklarının, terk edilişlerin, kendinizi eksik veya yetersiz hissettiklerinizin izlerini taşımaktadır. Geçmiş kalıplarınız nasıl listenizde duruyorsa, karşılaşmalarınızda yaşadığınız ve siparişinizin size nasıl da tam istediğiniz gibi verildiği hissini yaşatan işte bu kalıplarınızdır.

Bunlardan nasıl özgürleşirsiniz?

Bırakarak ! Burada evrenin size anlatmak istediği mesajı doğru okuyarak, gerçekten dileğinizle buluşabilirsiniz.

Mesaj şudur; Hala eskiyi isteyen, bir dilekte bulunurken iç sesini değil, dışarıyı dinleyen ve bu sebeple de dışsal özellikleri arayan tarafınız tarafından yönetilmektesinizdir. Sizin listenizde öncelikleriniz sunulur, vazgeçilmezler listeniz anlatılır. Siz bu noktada “tamam işte istediğim de buydu zaten” der, yolunuzda yenilik yapmak istemediğinizi beyan edersiniz.

Evet, istediğiniz tam olarak size verilen değildir, ama fena da değildir. Eldekini kaçırmaktansa, kadere razı gelmek daha doğru olur. Eskiden olduğu gibi bazı eksiklikler vardır ama ne yapalım o kadarı da oluversin.

Ne zamana kadar? Siz bir gün uyanıp da “ben ne yaptım” diyene kadar. Bildiğiniz yoldan gittiğiniz için varacağınız yerde elbette daha önce de yaşamış olduğunuz deneyimlerin durağı olacaktır.

Peki evrenin mesajını nasıl okumalıydınız? Sizi uyuşturan en önemli faktör neyse, bunu dürüstçe cevaplayın.

– Yakışıklıydı, zengindi, önemli biriydi, fırsattı, aynı şeylere gülüyorduk.

İçinde hiçbir hal olmayan, kendinizi ikna etmek için seçtiğiniz özellikler elbette sizi etkileyip, doğru yolda olduğunuz imajını verir.

Arzu ettiğiniz ne idi, en başta dilek dilemenize sebep neydi? Mutlu olmak! Huzurlu olmak! Sevilmek-sevmek ! hayatı beraberce kucaklamak !

Seçim yapmanıza sebep saydıklarınızın içinde dileğinize götürecek hiçbir seçenek yok. Siz ne istediğinizi biliyorsanız ve verileceğinden de eminseniz, o anda bırakırsınız, hangi duyguysa sizi tutsak etmeye çalışan.

Bıraktığınız anda size verilecek olan gerçekten istediğinizdir. Bu, karşınızda duran kişi de olabilir, ancak sizin bu fark edişinizle onunla yaşayacaklarınız değişmiştir ya da bambaşka biri gelir hem de sizin bile tahmin edemeyeceğiniz güzellikleri koluna takarak.

Uyuşturucu madde ya da alkol kullananların, sigarayı bırakamayanların birinci savunması kendimi iyi hissediyorum, bırakamam çünkü onu seviyorum, demeleridir. Bu aslında bağımlıyım diyememenin bir başka yoludur.Siz de bağımlılıklarınız, tutkularınız, arzularınız ve ön yargılarınız tarafından yönlendirildiğiniz sürece her dileğinizin verildiğini zanneden duygusal uyuşukluk ile girdiğiniz yolda ilerlemeye devam edersiniz, ta ki evren sizi durdurana kadar.

İnsanın üzerinde taşıdıkları; giysileri, eğitimi, bildikleri değil, hayatta gördüklerinden demledikleri ile yaşadığı haldir.

Sosyal Medyada Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz

5 Replies to “Niyetin Neden Olmuyor?”

    1. 😍Yalın ,anlaşılır, farkındalığımıza tavan yaptıran bir yazı daha!Minnettarım.Teşekkür ederim.🍀🐞🌼🐝🌻

  1. Ne güzel anlatmışsınız. Kendimi ikna etmeye çalıştığım durumlar geçti aklımdan. Aydınlatıcı oldu sağolun. Bu konuda başka yazılarınızı bekliyor olacağım. “İnsanın üzerinde taşıdıkları; giysileri, eğitimi, bildikleri değil, hayatta gördüklerinden demedikleri ile yaşadığı haldir.” 🙏 müthiş bir tespit varolun🙏

  2. Ah Hocam öyle bir anda bu yazınız geldi ki;tam da karar veremediğim bu anlatttığınız durum içindeyim.Statü benim için önemli ve karşıma duygusal anlamda tatmin olduğum mutlu eden seven biri çıktı ama tek eksik meslek olarak denk değiliz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Alışveriş Sepeti (0)

Sepet