Hayatın akışı içinde gözlemlerimizi bir veri olarak işlerken, duyularımız devrededir. Seyrettiğimiz, kokladığımız, duyduğumuz, dokunduğumuz ve tattığımız ile anlamaya çalışırız. Aklımızla inşa edeceğimiz binanın temellerinde de “deneyimlerimiz” vardır. Bir öncekiyle bir sonrakini bir araya getirirken, eskinin tesirini yeniye bulaştırabiliriz.
“Tıpkı çocukluğumda yediğim dondurmaya benziyor.”
“Bana eski sokağımı hatırlattı.”
“Sen de aynı eski karım gibisin.”
“Ben çok…
Her dönemde yaşayanların görüşlerine göre, gençlik yozlaşmış ve toplum eski değerlerini kaybetmiştir.
Yetişkinlerin bu bakış açısından günümüz gençliği de nasibini alıyor.
Onları yargılamadan önce, bizler onlara nasıl bir örnek sunduğumuza bakmalıyız.
Geçtiğimiz otuz yılda, ülkemizde ve dünyada tüketim toplumunun oyuncuları olarak her birimiz sistemin içinde görevimizi hakkıyla yerine getirdik. Hedeflerimizi ve gelecek hayallerimizi çoğunlukla mal edinme hırsı, mevki…
Yoga dersi öncesinde hocamla ayak üstü yaptığımız sohbet sırasında kendisine son zamanlardaki gündemimi anlatırken, birden kendimi hapsettiğim dar alanlarımı fark ettim.
Güvenli olanla kalabilmek için verdiğim onca tavizi, “İlla … olsun” demelerimin kalbime yaptığı baskıları, sonuca ulaşamayan niyetlerimin önüne koyduğum bariyerleri gördüm. Rahatım, ritmim bozulmasın diye başkalarını idare ederken kendimi ertelediğimi anladım.
Derken yoga dersine başladık.
Temposu yüksek…
“Söz gümüş ise sükût altındır.” sözü bizim dışarıyı değil içeriyi, yani kendimizi dinlememiz için söylenmiştir. Hoş, çoğu zaman bizim kültürümüzde “sus bakayım cevap verme” kalıplarıyla kendimizi ifade etmemiz engellendiği için bu sözü de sıklıkla bu anlamda okuyoruz.
“Çocuklar lafa karışmaz”, “kimse duymasın sakın”, “annen, baban, kocan duyarsa başın derde girer” benzeri telkinlerle susturuluruz. Kendimizi ifade etmemiz…
Boşa harcadığın ne varsa bereketini alır götürür.
Çok severim bereket kelimesini.
Pazarda alışveriş yaparken esnaf kendiliğinden söyler.
Bereket versin der uzatır parayı… alırım.
Bereketini gör derim.
Nedir bereket?
Hayatımın şu ana kadar olan deneyimimde farkettiğim en önemli olgulardan biri çokluktan gelen gücün güvenilecek bir hal olmadığıdır.
Bazen bir bin olur, bazen de bin bir olur.…
AKŞAM GAZETESİ RÖPORTAJ 2018
Sırlar Bohçası adlı kitabınız Destek Yayınları tarafından yayımlandı. Fakat siz sadece yazar değilsiniz, başka işleriniz, uğraşlarınız da var. Kitabınıza döneceğiz ama öncelikle kısaca kendinizden, yaptığınız işlerden söz eder misiniz?
Kendimi meraklı bir gözlemci olarak tanımlarım. Bu merakım sadece bakmak, izlemek değil bilgi ile eylemin bir araya gelişini takip etmek üzerinedir. Araştırma…
Dolunaylar Ruhsal Detoks zamanı
2 Ağustos Perşembe günü kova burcunda dolunay gerçekleşiyor
Dolunaylar, enerjinin toplandığı ve yükseldiği zamanlardır. Bu dönemlerde gerginlik yaşayabiliriz ya da bu yüksek enerjiyi faydamıza kullanabiliriz.
Sonbahar ve ilkbahar aylarında bedensel detoks zamanlarını dolunaydan 5 gün önce başlatabiliriz. Vücudumuzun, toksinleri rahatça atabilmesi için en uygun dönemlerdir. Ayrıca Ay ,su sistemi ile ilgili…
Ne güzel bir kelime özgürlük! Sanki rüzgarın esmesini, suyun akışını bir kuşun uçuşunu anlatır. Nereye gittiğinden çok hareket etmesindedir dikkatim. Hesapsızlığındadır, bilir mi acaba su nereye gideceğini hareket ederken? Hiç sanmıyorum. Sadece hareket eder. Kuş ne zaman karar verir rotasına, balık koordinatları girerek mi bulur yolunu? İçi bilir, nereden bilir bilmiyorum ama bilir.
Hiç teleşa…
İster bizden , ister başka anne–babalardan doğmuş olsun bütün çocuklar hepimizin geleceğidir. Yarınlar geldiğinde doktorumuz, marangozumuz, belediye başkanımız ve en önemlisi hayatı teslim edecek olduklarımızdır. Çocuklarına verebilecekleri en kıymetli şeyin satın alınan bir obje, eğitim, hatta gelecek olduğunu sanan insanlar o kadar çok ki. Bu durum doğumdan önce hamilelikle beraber başlıyor.
Bir bebeğe hamile kalan…
