Doğal Taşlar ve Anlamları

dogal-taslar-ve-anlamlari

– Garnet Dairesel veya oval bir taştır. İki türü vardır. Erkek olan türü koyu kırmızı, dişi olan türü açık kırmızıdır. Taşı taşıyan kişiyi, bedensel zayıflığa ve acımasızlıklara karşı koruduğu düşünülür. Garnet taşı, Lal Taşı olarak da bilinir. Yastık altına konulduğunda kötü rüyaları engellediği düşünülür. Bedeni kuvvetlendiren, temizleyen ve canlandıran bir özelliği vardır. Kan damarları için yararlı bir taştır. Lal, hayal gücünü hareketlendirirken, sevgi ve şefkati sembolize etmektedir. Dostluk, sadakat ve samimiyetle bağdaştırılır. Sağlığı güçlendirdiği ve özellikle seyahatlerde taşıyıcısını koruduğu düşünülmüştür.

– Ametist Mor veya mavi-mor renklidir. Zeka ile bağdaştırılır. Akla dinginlik ve sakinlik verir. Sarhoşluğa karşı direnç sağladığı düşünülmüştür. Bu taş, endokrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Kanı temizlediğine ve enerji verdiğine inanılır. Aynı zamanda bilinç seviyelerini yükseltiğine ve yatıştırıcı etkisi olduğuna inanılır. Çocukları korkularından ve solunum yolu hastalıklarından koruduğuna inanıldığı için çocuk taşı da denir. İskeleti kuvvetlendirdiğine, tiroid bezlerini harekete geçirdiğine inanılır.

– Aquamarine, soluk mavi-yeşil renkli bir taştır. Gençlik ve canlılık getirdiği, iyimserlik ve umut sağladığı söylenir. Cesaret Taşı olarak da bilinir. Özellikle deniz yolculuklarında ve denizi seven insanlarca kullanılmıştır. Kanaatkarlığın ve yaratıcılığın simgesidir. Enerjiyi yükseltici etkisi olduğu söylenir. Sinirleri yatıştırıcı özelliği olduğuna, epilepsi ve nefrit hastalığına iyi geldiği söylenmiştir.

– Pırlanta En sert ve kıymetli taştır. Rüyaların taşı adı verilmiştir. Beyin fonksiyonlarını ve temel tedavi edici özelliğe sahiptir. Bedeni temizleyerek negatif kuvvetleri yok ettiğine, zihin, ruh, beden üçlüsünü birleştirip ve bütünleştirdiğine inanılır. Bolluk, saflık, masumluk ve sadakatı simgeler. Kudret ve dayanıklılığın sembolüdür. Aşkı kötü gözlerden koruduğu düşünülürmüş. Saflık ve masumiyeti simgeler. Mücevher olarak tüm takılarda kullanılmaktadır. Son derece kıymeti yüksek bir taştır.

– Zümrüt Bağışıklık sistemi, sinir sistemi, kalp, ciğer ve böbreği kuvvetlendirdiği düşünülür. Beden, ruh, zihin için tonik vazifesi gördüğü ve kuvvetli bir duygusal dengeleyici olduğu düşünülür. Bolluk, sevgi, iyilik, sakinlik, denge ve sabrın simgesidir. Bereket ve neşe getirir. Geleceği okuyabilme gücü verir ve zihni keskinleştirir. Sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en güzel hediye olarak görülür. Bazı İslam ülkelerinde koruyucu tılsım gücünü olduğunu ve bazı ayetler okunarak daha güçlendirildiğine rastlanmıştır. Eski zamanlarda sara ve göz hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır.

– İnci Sadelik ve alçak gönüllülüğü simgeler. Böyle gözükmekle beraber, aslında çok kıymetli olmayı anlatır. Bu yüzden bilgeliğin ve alimliğin simgesi olarak da görülmüştür. Eski zamanlarda anne sütünü arttırdığı düşünülürmüş.

– Yakut Güzelliği ve sertliğiyle değerli taşlardan biridir. Hindistan’da Değerli Taşların Efendisi adını koymuşlardır. Hindistan ve Güneydoğu Asya Yakut’un ananvatanıdır. Elmas’tan sonra en sert taştır. Kan dolaşımın canlandırıcı etkisi, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğu gibi kişiyi sınırlamalarından kurtardığına, kendinden fazla diğer insanları düşünmesine yol açtığına inanılır. Ruhsal gelişme, cesaret, liderlik, mutluluk duygularını arttırdığı da düşünülür. Dostça olmayan kötü enerjilere karşı koruyucu olduğu düşünülürmüş. Beyin ve zihin hastalıklarının tedavisinde, Ortaçağ’ da veba salgınından korunmak için kullanılmış.

– Peridot Dostluk getirir, kıskançlık ve hasedi uzaklaştırır. İlahi konularda derinleşmek için yardımcıdır. Depresyon ve gereksiz endişelerden korur. Kullanılan ilaçların etkisini arttırır ve kişinin konuşma gücü üzerinde olumlu etkileri vardır.

– Safir Pahalı ve değerli taşlar arasındadır. Mavi rengi üzerine beyaz damarlıdır. Sezgi gücünü çoğalttığı düşünülür. Dolayısıyla yaratıcı ifadenin gelişmesinde büyük rol oynadığı ve karışıklığın ortadan kalkmasına neden olup kozmik farkındalığı arttırdığı düşünülür. Aklı sakinleştirir ve zihni temizler. Kişisel hırslardan uzaklaştırır, inancı kuvvetlendirir. Aldatılmalardan, sahtekarlıklardan, düşmanca davranışlardan, nazardan korur. Eski zamanlarda çıbanların tedavisinde kullanılmıştır.

– Opal Halk arasında Gökkuşağı Taşı olarak bilinir. Güven duygusunu taze tuttuğunu ve düşmanlara karşı koruduğunu düşünür aynı zamanda negatif duyguları yok ettiğine ve duygusal dengeyi sağladığına inanılır. Görme duyularını güçlendirir ve sezgi arttırıcı bir etkisi vardır. Sadakat ve kendine güvenle bağdaştırılmıştır. Zihni keskinleştirir, hüznü uzaklaştırır, dinsel inançları kuvvetlendirir. Mücevheratta kullanılan Opal, insanın avuç içi ısısıyla renk değiştirme özelliğine sahip değerli taşlardandır.

 Sitrin Sarıdan açık kahveye doğru giden bir renk geçişi vardır. Açık kalplilik sembolüdür. Geleceğe dönük umutlara ulaşmakla bağdaştırılır. Vücudu rahatlattığı, toksinlerden ve zararlı maddelerden temizlediği düşünülmüştür. Mide ve bağırsak sorunlarına iyi geldiği söylenir. Diğer adı Tüccar Taşıdır. Bazı inanan insanlar kasalarına koyarlar. Parasal güçlerini arttırdıklarına inanırlar. Bazı kişilerde onun uğursuz bir taş olduğuna inanırlar ve ne olursa olsun el sürmezler.

– Topaz Kullanıcısına sakinlik ve sabır getirir. Aşk ve sadakatin sembolüdür. Görüşleri güçlendirir, çabuk ve pratik çözümler üretmede yardımcıdır. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Kanlı yaraları, safrayı iyileştirdiği, kolera tedavisinde kullanıldığı söylenir. Mavi topaz sanatsal özellik taşır ve kişinin sanatsal özelliğini ortaya çıkarır.

Değerli taşlar, renkleri ve göz alıcı parlaklıkları nedeniyle ilk çağlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. O zamanlarda bile insanlar için her değerli taşın özel bir anlamı vardı. Örneğin;Kızılderililer, üzerinde turkuaz taşıyan kişilerin kemiklerinin kırılmayacağına inanırlar ve savaşta bu taşı kalkanlarının üzerine işlerlerdi. Turkuazın, Aztek kültüründe de önemli bir yeri olduğu bilinmekte. Aztekler bu taşı kötü etkilerden korunma amaçlı olarak kullanırlardı. Yine Kızılderili kültüründe, yosun akik taşının susuzluğu giderdiğine inanılır ve bu amaçla kullanılırdı.Eski Yunanlar’da, ametist taşının insanları sarhoş olmaktan koruduğuna inanılır ve kadehler ametistten yapılırdı. Negatif elektrik yükünü ayaklardan toprağa geçirdiğine inandıkları için hala daha Hindistan’da kadınlar ayak parmaklarına obsidyen yüzük takmaktadırlar.Çok daha eskilere bakarsak, efsane şehir Atlantis’te enerji elde etmek kuvars kristallerinden faydalanıldığının söylendiğini de görürüz.Geçmişte elmastan daha çok aranan ve istenen, özellikle Arapların favorisi olan zebercet taşı, karanlık yerlerden geçerken duyulan korkuyu yenmek için takılırdı.


Sosyal Medyada Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Alışveriş Sepeti (0)

Sepet